45 yıldır maden atıklarıyla yaşamak zorunda bırakıldılar.

75

Lefke Belediye Başkanı Aziz Kaya, CMC (Cyprus Mines Corporation) atıklarının 45 yıllık bir sorun olduğunu ifade ederek, devletin bu konuda ciddi karar üretmesi gerektiğini vurguladı

Kaya: Devletin 2 konuda ciddi kararlar üretmesi gerekiyor. Birincisi, CMC’nin mal varlıkları ile ilgili çünkü bu Lefke’nin gelişmesinin önünde duran en büyük engellerden biridir. Devlet Emlak Malzeme Dairesi’nin kontrolünde bir kısmı kiralandı ama CMC  Lefke’nin çok ciddi bir alanını kapsıyor. İkinci adım olarak da atıklarla ilgili devletin çok ciddi araştırmalar yaptırması gerekiyor. Gerekirse uluslararası bir hizmet alımı ile ihaleye çıkıp var olan atığın temizlenme yöntemine ilişkin talepte bulunması gerekiyor

Lefke Belediye Müdürü Haluk Giray ise, “Bu olay artık kader diyemeyeceğimiz noktaya gelmiştir. Dünyada bu tür maden ocaklarının veya maden atıklarının temizlenmesi ile ilgili birçok şey yapılmıştır. Maalesef bizim hükümetler bu konuda herhangi bir girişimde bulunmuyor” dedi

Giray: Maden atıkları ekolojik sistem, insan sağlığı, deniz, toprak, hava ve yer altı suları gibi birçok konuda potansiyel kirlilik yaratmaya halen devam ediyor. Hükümetlerimiz buna maalesef ciddi anlamda çözüm getirme politikasını hayata geçirememektedirler

Giray: Bir takım firmalar gelip gidiyor ama gerçek anlamda hiçbiri temizlikle uğraşmıyor. Bu konuda çevre felaketini ortadan kaldıracak politikalar bekliyoruz ama ortada bunları hayata geçirecek bir irade de yok

Melin DOBRAN – Yeni Bakış

Lefke ve Gemikonağı bölgeleri 45 yıldan beri CMC maden atıklarıyla yaşamak zorunda kalan iki yerleşim birimimiz. CMC şirketinin adadan ayrılmasının üzerinden onca yıl geçmesine karşın, arkasında bıraktıkları, bölgeyi hem sağlık hem de çevre açısından olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Yeni Bakış, bölgenin gelişiminin önünde en büyük engel olarak duran CMC sorununu bölgedeki yetkililer ve sivil toplum örgütü temsilcileriyle masaya yatırdı.

Lefke Belediye Başkanı Aziz Kaya: Devlet bu konuda ciddi kararlar üretmeli

Lefke Belediye Başkanı Aziz Kaya, CMC (Cyprus Mines Corporation) atıklarının 45 yıllık bir sorun olduğunu ifade ederek, devletin bu konuda ciddi karar üretmesi gerektiğini vurguladı. Alanın şu an Port İsbi isimli şirketin kirasında olduğunu belirten Kaya, “Şirket kendi alanı ile ilgili olmayan bir işe soyundu ve boşuna bir 10 yıl daha geçmiş oldu. Ortaya hiçbir sonuç çıkmadı” dedi. Başkan Kaya, şirketin bu işi yapamayacağının ortada olduğunu söyleyerek, sözleşmenin fesih edilmesi gerektiğini vurguladı.

Lefke Belediye Müdürü Haluk Giray: Bu olay artık kader diyemeyeceğimiz noktaya gelmiştir

Lefke Belediye Müdürü Haluk Giray, gelmiş geçmiş şirketlerin CMC atıklarını temizleme adına tek bir adım atmadığını söyledi. Ortada ülkeye ait devasa bir çevre sorunu olduğunu vurgulayan Giray, “Bu olay artık kader diyemeyeceğimiz noktaya gelmiştir. Dünyada bu tür maden ocaklarının veya maden atıklarının temizlenmesi ile ilgili birçok şey yapılmıştır. Maalesef bizim hükümetler bu konuda herhangi bir girişimde bulunmuyorlar” dedi.

“CMC atıkları Lefke’nin gelişmesinin önünde büyük bir engeldir”

Başkan Kaya, “CMC 45 yıllık bir sorundur. Devletin 2 konuda ciddi kararlar üretmesi gerekiyor. Birincisi, CMC’nin mal varlıkları ile ilgili çünkü bu Lefke’nin gelişmesinin önünde duran en büyük engellerden biridir. Devlet Emlak Malzeme Dairesi’nin kontrolünde bir kısmı kiralandı ama Lefke’nin çok ciddi bir alanını kapsıyor. Bölge gelişiminin önündeki en büyük engellerden biri de bu belirsizlik olmuştur” ifadelerini kullandı.

“Kiralayan şirket 10 yılı doldurdu ama ortaya hiçbir sonuç çıkmadı”

“İkincisi de atıklarla ilgili devletin çok ciddi araştırmalar yaptırması gerekiyor. Gerekirse uluslararası bir hizmet alımı ile ihaleye çıkıp var olan atığın temizlenme yöntemine ilişkin talepte bulunması gerekiyor. Bugüne kadar tersi oldu. Birilerine verilir gibi oldu ama al burayı temizle dendi. Kimse bilimsel bir yöntem oluşturmadı. En son temizleme amacıyla kiralayan şirket, 10 yılı doldurdu ama ortaya hiçbir sonuç çıkmadı.”

“45 yıldır bu sorunla kucak kucağa oturuyoruz”

“ÇED raporu hazırladılar uygun bulunmadı ve işler durdu. 45 yıldır bu sorunla bölge halkı iç içe, kucak kucağa oturuyoruz. Bir temizlik yönteminin belirlenmesi ve bunun üzerinden ihale edilip uygulamaya geçilmesi gerekiyor. Kiralayan şirket, maden temizliği gibi bir alanda Türkiye’de faaliyeti olmayan, tamamen limanlarla ilgili bir iş sahasında çalışmış olan bir şirketti. Kendi alanı ile ilgili olmayan bir işe soyundu ve boşuna 10 yıl geçmiş oldu. Ortaya hiçbir sonuç çıkmadı. O şekilde duruyor. Onun bu işi yapamayacağı ortadadır ve sözleşmesinin feshi gerekiyor.”

“Ortada bu ülkeye ait devasa bir çevre sorunu var”

Lefke Belediye Müdürü Haluk Giray, CMC atıklarını temizlemesi için alanın, 10 yıl önce Port İsbi isimli şirkete 49 yıllığına kiralandığını söyledi. Önceki şirketlerin de Port İsbi’nin de temizlik adına tek bir adım atmadığını vurgulayan Müdür Giray, Lefke’nin 45 yıldan beri CMC’nin yaratmış olduğu çevre kirliliği ile iç içe yaşadığını söyledi. Ortada bu ülkeye ait devasa bir çevre sorunu olduğunu anımsatan Giray, “Bu konuda çevre felaketini ortadan kaldıracak politikalar bekliyoruz ama hayata geçirecek bir irade yok” dedi.

“Kıbrıs Maden Şirketi 1920’li yıllarda aktif olarak maden üretimine başlıyor”

Müdür Giray, “Lefke’deki maden 1900’lü yılların başında başlamadı. Öncesine kadar dayanan bir tarihi var. Eski Mısır, Atina, Roma, Venedik ve Lüzinyan dönemleri de dâhil bakır madeninin varlığı biliniyordu. Lefke bölgesi ise eski uygarlıkların sürekli olarak işgali altındaydı. Gelip bakır madeni için savaş verip, maden elde ediyorlardı. Bu madenleri işleyip, metal silahlar veya alet edevat üretiyorlardı. 1900’lü yılların başında Amerikan şirketi buradaki tetkik çalışmalarını yaptıktan sonra buradaki verimli bakır yataklarını fark ediyor ve 1920’li yıllara kadar bu çalışmayı bitirdikten sonra Kıbrıs Maden Şirketi aktif olarak bakır madeni üretimine başlıyor” şeklinde konuştu.

“CMC 50 yıllık bir süreçte çok ciddi anlamda bakır madeni üretti”

“Şirket bu işi ilk dönemlerde yer altı madenciliği olarak yapıyordu. Daha sonra şu anda çöp alanı olarak kullandığımız alandaki açık maden işletmeciliğine geçiyor ve Lefke’den yaklaşık olarak 50 yıllık bir süreçte çok ciddi anlamda bakır madeni üretiyor. Bu bakır madeni, üretiminden sonra geriye kalan bir yığın atığı Lefke’nin dört bir tarafına bırakıyor. Özellikle işlemiş olduğu madenleri, Gemikonağı bölgesindeki maden atık alanlarına atıp, 1974’te terk edip gidiyor.”

“Beklediğimiz çevre temizliğine tek bir kuruşluk dahi yatırım yapmıyorlar”

“Gerekçesi de; ‘orada bir savaş çıktı, ben bu savaştan sonra orayı terk etmek zorunda kaldım’ şeklinde oldu. Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği bu konuda hukuki mücadelesini yaptığı zaman karşı taraf, ‘ben oradan kovuldum, benim mallarıma ve fabrikalarıma el konuldu, dolayısıyla benim tazmin edilmem gerekir’ diye bir takım argümanlar söyledi. Hukuki mücadele maddi bir bütçe gerektirir. O yüzden çok daha fazla ileri gidemedik. Bu süre içerisinde bazı firmalara atık alanları veriliyor ve temizlenmesi bekleniyor. Ancak bu firmaların hiçbiri de temizleme anlamında ne deneyim sahibiydi, ne de daha önce herhangi bir referansları vardı. Bizim gerçek anlamda beklediğimiz çevre temizliğine tek bir kuruşluk dahi yatırım yapmıyorlar.”

“Hükümetler ciddi anlamda çözüm getirme politikasını hayata geçirememektedirler”

Lefke Belediye Müdürü Haluk Giray, 45 yıldan beri Lefke’nin CMC’nin yaratmış olduğu çevre kirliliği ile iç içe yaşadığını söyledi. Bunun birçok sorunu da beraberinde getirdiğini belirten Giray, konuşmasını şöyle sürdürdü; “Maden atıkları ekolojik sistem, insan sağlığı, deniz, toprak, hava ve yer altı suları gibi birçok konuda potansiyel kirlilik yaratmaya halen devam ediyor. Hükümetlerimiz buna maalesef ciddi anlamda çözüm getirme politikasını hayata geçirememektedirler. 1930’lu yıllarda bakır cevherin içerisinde var olan altın cevherini elde edebilmek için siyanür ile altın üretim yöntemleri de geliştirilmiştir. Ciddi anlamda altın madeni üretilmiş ve altın madeni üretilirken kullanılan siyanürlü atıklar ise bugün yine Gemikonağı bölgesindeki maden atık bölgesinde durmaktadır.”

“Firmalar gelip gidiyor ama gerçek anlamda hiçbiri temizlikle uğraşmıyor”

“Bilimsel olarak ne kadar kirlilik, ne kadar atık ve bu atıkların içerisinde ne kadar tehlikeli atık varsa birçok raporla belgelenmiş durumdadır. Bölge insanı buna rağmen 45 yıldan beri bu atıklarla iç içe yaşamaktadır. Bu olay artık kader diyemeyeceğimiz noktaya gelmiştir. Dünyada bu tür maden ocaklarının veya maden atıklarının temizlenmesi ile ilgili birçok şey yapılmıştır. Maalesef bizim burada ne merkezi hükümetler, ne de başkası bu konuda herhangi bir girişimde bulunmuyor. Bir takım firmalar gelip gidiyor ama gerçek anlamda hiçbiri temizlikle uğraşmıyor. Bu konuda çevre felaketini ortadan kaldıracak politikalar bekliyoruz ama ortada hayata geçirecek bir irade de yok.”

“Bir yerde kirlilik varsa bu hükümetin ve Çevre Bakanlığı’nın sorumlu olduğu bir şeydir”

Ortada bu ülkeye ait devasa bir çevre sorunu olduğunu vurgulayan Müdür Giray, bunun merkezi hükümetin sorunu olduğunu söyledi. Giray, “Bu ne Port İsbi’nin ne de diğerlerinin sorunudur. Bu konu tüm hükümetlerin başından attığı bir noktadadır. Kıbrıs’ın kuzeyinde herhangi bir yerde kirlilik varsa, bu hükümetin ve Çevre Bakanlığı’nın sorumlu olduğu bir şeydir. Lefke’de yaşayan insanların sağlığını ve çevreyi etkileyen bir kirlilik var. Siz buna müdahale etmiyorsunuz, edemiyorsunuz. Bunu başkalarına pas ediyorsunuz, sonra da sorumluluktan kurtuldunuz sanıyorsunuz. Kurtulmuyorsunuz. Maalesef buradaki sorunu 45 yıldır sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

“Devlet olarak Kıbrıs Maden Şirketi’nin geride bırakmış olduklarının hiçbirine sahip çıkmadık”

“CMC, faaliyetlerini 1974 yılında durdurdu. Zaten 1968 yılından sonra üretimde düşüş yaşanıyordu. İşçi çıkarmalar ve üretim alanlarındaki daralmalar nedeniyle, üretimde bir gerileme söz konusuydu ama 1974 yılında savaşı bahane ederek, adada her şeyi bırakıp tamamen gitti. Biz devlet olarak Kıbrıs Maden Şirketi’nin geride bırakmış olduklarının hiçbirine sahip çıkmadık. Ganimet esnasında Kıbrıs maden şirketinin tüm malları da her şeyi de ganimete gitti. Fabrikaları, tesisleri, jeneratörleri, elektrik santralini, demir yollarını her şeyi sökerek mahvettik. Hiç korumadık.”

“Sağlık Bakanlığı’nın, kirliliğin insanlar üzerindeki etkisi hakkında ciddi bir çalışması yoktur”

“Bu çevre felaketinin bölge insanı üzerinde yapmış olduğu zararı, Sağlık Bakanlığı’nın ciddi anlamda araştırması gerekir. Buradaki hastalıkların yüzde kaçı bu maden atıklarından kaynaklanmaktadır, kanser vakaları, akciğer vakaları gibi ciddi bir çalışma gerekir. Maalesef Sağlık Bakanlığı’nın da bu konuda ciddi bir çalışması yoktur. Özellikle 70 ve 80 yaş üzerindeki tüm insanlar muhakkak madende çalışmıştır. O dönemde CMC’de 3 bin insan çalışıyordu. O insanların çalışırken yaşadığı meslek hastalıkları ve son 45 yılda yaşanan ölümlerde CMC’nin ne kadar etkisi olduğu konusunda ciddi çalışmalar yapılması gerekiyor.”

Lefkeli dernek temsilcileri de CMC ile ilgili görüşlerini Yeni Bakış’la paylaştı.

Ahmet Hızlı (Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği Başkanı): O bölgeyi kiralayan firma iflas etti ama sözleşme iptal edilmedi

“CMC konusunda dert büyüktür. Atıklar yıllardan beri duruyor. Hiçbir hükümet bu konuya ilgi göstermedi. Biz Lefke Çevre ve Tanıtma Derneği olarak çalışma ve sempozyum yaptık. AB destekli bir proje çalışması yapıldı. Bu proje CMC maden atıklarının nasıl temizleneceği ile ilgiliydi. Bu projede bölgede yetişen her türlü bitki, toprak, su ve hava üzerinden analiz yapıldı. Israrlara rağmen insan sağlığı için çalışma yapılmadı. Zaten insan sağlığına direkt etkisi olduğu bilindiği için bilimsel olarak AB tarafından açıklanmaya korkuldu. O bölgeyi kiralayan firma iflas etti ama sözleşme iptal edilmedi. Sözleşmede taahhüt edilen maddelerin 10’da 1’i bile yapılmadı. Hatta sözleşmede yer alan ÇED raporsuz iş yapamaz maddesi göz ardı edilerek, yaklaşık 100 varil civarında ksantat kontrolsüz bir şekilde yer altına gömülmüştür. CMC maden atıkları üzerinde biriken yağmur suyunu Lefke deresi üzerinden denize atılmasını sağladı. Bunu yaparak hem yer altı sularını hem de denizi kirletmiş oldu. Bu konuda Çevre Dairesi’nden görüş istememize rağmen 2 yıldır verilmedi. Bölgeyi zehirleyen atıklar için hiçbir girişimde bulunulmadı. Sadece deniz sahiline balık avlamak yasaktır levhası konuldu. Sağlık Bakanlığı neden insanlar üzerinde tarama yapmıyor?”

Zafer Eratam (Lefke Toplum Merkezi Derneği Asbaşkanı): CMC atıkları Akdeniz’in en büyük çevre felaketi olarak gündemdedir

“Devlet CMC’nin bıraktığı kirliliği temizlemek için geçerli bir adım atmaktan sürekli kaçmıştır. Bu atıklar, Akdeniz’in en büyük çevre felaketi olarak gündemde kalmıştır. Temizliği çok büyük bir maliyet taşıyor ama bu insan sağlığından önemli değildir. Bunun yanı sıra 2 bin dönüme yakın arazi, atıl durumda olup bölgenin gelişmesine engel teşkil etmektedir. Hastalık riski bir o kadar daha tehlikeli boyuttadır. Yapılan çalışmalar ve yaşam biçimi bunu kanıtlamaktadır. Açıkçası bölgede birçok kanser vakası görüldü. Yetkililerin bu konuya bir an önce el atması gerekiyor.”

Şakir Öksüz (Kıbrıs Türk Emekliler Derneği Lefke Şube Başkanı): Buradan doğaya ve insan sağlığına zarar veren kimyasallar yayılmaktadır

“Lefke’nin gelişeceği en güzel araziler, CMC tarafından en kötü şekilde katledilmiştir. KKTC yetkilileri bölgeyi temizlemek için gereken ilgiyi göstermemiştir. Benim şahit olduğum, tek değişiklik zaman zaman bu bölgenin farklı şirketlere temizletmek amacıyla kiralanmasıdır. 40 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen hiçbir temizlik yapılmamıştır. Buralardan doğaya ve insan sağlığına zarar veren kimyasallar yayılmaktadır. Tek temennim hükümet edenlerin daha ciddi bir şekilde bu konuya eğilmesidir.”

Taner Kerimoğlu (Bağlıköy Eko Turizm Gönüllüleri Derneği Başkan Yardımcısı ve Mali İşler Sorumlusu): Bölgeye büyük zarar veren bu atıklar sorununun en kısa zamanda çözülmesini talep ediyoruz

“Lefke ve ona bağlı bölgelerde bulunan 13 köy direkt ve endirekt olarak tüm zararlı atıklardan etkilenmektedir. Platform olarak hükümet yetkililerine konuyu aktardık. Ne yazık ki bugüne kadar yapılan tüm girişimler sonuçsuz kaldı. Başta insan sağlığı olmak üzere doğa, su kaynakları, bitkiler dolaylı ve dolaysız olarak etkilenmektedir. Bölgeye büyük zarar veren bu atıklar sorununun en kısa zamanda çözülmesini talep ediyoruz.”

Teoman Oktay (Lefke Sivil Toplum Örgütleri Platformu Koordinatörü): Maden atıkları yağmur vasıtası ile yer altı sularına tehdit oluşturmaktadır

“CMC adayı terk ettikten sonra kontrolsüz kalan milyonlarca ton ağır metal içeren maden atıkları, tüm hava şartlarından etkilenerek bölgede hatta KKTC’de en büyük çevre sorununu oluşturmaktadır. Maden atıklarının bulunduğu bölge canlıdır. Yağmur vasıtası ile yer altı sularına tehdit oluşturmaktadır.

CMC, insan sağlığı ve çevre kirliliğini ciddi şekilde etkileyen bir sorun olduğu için acilen çözülmesi gerekiyor. Umarım 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nden önce hükümet bu konuya bir açıklık getirir. Bu konuda hükümete şu şekilde önerilerimiz var:

1-Port İsbi şirketi ile olan sözleşme, temizleme şartlarını yerine getirmediği için derhal iptal edilmelidir,

2-Bu alanın nasıl temizleneceğini, hangi yöntemin kullanılacağını içeren, temizleme süresinin belli olduğu projede ÇED raporunun olduğu bir ihale şartnamesin derhal hazırlanması,

3-Şeffaf ve denetlenebilir bir ihale sürecinin başlatılması. İhalenin şartnameye uygun ve zamanında yapılanı denetleyecek bir komitenin oluşturulması. Komitede Lefke Belediyesi’nden, Lefke sivil toplum örgütlerinden, Jeoloji ve Maden Dairesi’nden, Devlet Emlak ve Malzeme Dairesi’nden ve Serbest Bölge ve Limanlar Dairesi’nden birer temsilcinin yer alması,

4-Alan temizlendikten sonra ortaya çıkacak denize sıfır 2 bin dönüm arazinin ve uluslararası tanınırlığı olan limanın nasıl kullanılması, işletilmesi bölge halkına danışılmalı,

5-Temizleme süresi 5 yıl ile sınırlandırılmalıdır. Maden atıklarını temizleyecek firmanın bu ihale sonunda belirlenmesi.

Paylaş