ABD’ nin anlayış evrimi (çok özet)

788

 

ABD’ NİN ANLAYIŞ EVRİMİ (çok özet)

Artık ne Soğuk Savaş döneminin iki kutuplu, ne Sovyetler Birliği’nin çöküşü ile 1991 yılında başlayan tek kutuplu dünya düzeni yok… Ancak, ABD yine “çok kutuplu” olarak rahatça tanımlanabilecek yeni dünya düzenin en önemli aktörü olmaya devam ediyor.
Resmi kuruluş tarihi 1776 yılı olan ABD’nin savaş anlayışı bu güne kadar olan süreç içerisinde çok dramatik ve tehlikeli bir evrim geçirmiştir. Dördüncü ABD Başkanı olan James Madison “hiçbir ulus sürekli bir savaş halinin ortasında özgürlüğünü koruyamaz” demiş ve kendinden sonra gelecek başkanlara güzel bir nasihat vermiştir. Ama bu “nasihat” dinlenmemiş hatta tam tersi yapılmıştır.

Bu yönde yüzlerce örnek vermek oldukça kolay bir iştir. Madison’ un tam 300 yıl önce söylediği bu cümle özellikle İsrail devleti için hala anlam ve faydasını koruduğunu iddia etmek mümkündür. Ama dinleyen yine olmuyor. ABD’nin kendi tarihinden iki çarpıcı örnek vardır. Birincisi Madison’un başkanlığından 50 yıl sonra gerçekleşen Amerikan iç savaşıdır (1861-65). Bu iç savaş tarihin en kanlısı olarak değerlendirilmektedir. İç savaş arefesinde Güneyin toplam 9 milyonluk nüfusu vardır. Bu nüfusun %39 u yani 3.5 milyonu köledir. Öte yandan Kuzeyin nüfusu 22 milyondur ve bu nüfus içindeki köle sayısı sadece yarım milyon yani %2.3 dür. Köle sayıları çıkarıldığında, iç savaşta tarafların asker kayıpları toplam nüfusun -çok ilginçtir- yine % 2.3’ü kadardır. Çünkü savaşta toplam 620 bin asker öldürülmüştür. Bu çok korkunç bir rakamdır. Ancak ABD’nin 26′ ncı Başkanı, avcılığı ile de ünlenmiş, Theodore Roosevelt (1901-09) iç savaştan sadece 35 yıl sonra bunun da çaresini bulduklarını şu sözlerle açıklamıştır:
“Her türlü savaşı selamlarım. Bu ülkenin (yani ABD’nin) her on senede bir savaşa ihtiyacı vardır. Eğer bu savaşları ülke dışında yaşamazsa, kendi ülkesinde yaşamak zorunda kalır”.
ABD’nin savaş anlayışının nerelerden nereye evrildiğini ortaya koymaya çalıştım. Hem de kuruluşundan sadece 20.yüzyılın başına kadar olan ilk 130 yıllık döneminde geriye kalan dönemde evrilme nasıl mı gelişti?
Ne siz sorun nede ben söyleyeyim.
Zaten biliyorsunuz, eminim!

Paylaş