EY YAŞAM BEN DE VARIM…!”

42

“Sağlıklı olma”, “başarılı olma”, “mutlu olma”… son dönemlerin hem söylemleri, hem araştırmaları, hem de varılmak istenen son noktası gibi görülüyor. Tüm bunların temelinde ise kişinin kendisini tanıması ve kendisiyle barışık olması yatıyor.

Mutlu olma arzusu insanın doğasında var. Ürettiği tüm değerler de onun mutlu olma çabasının bir sonucu. Özellikle Amerika’da bireylerin, kendilerinin ve başkalarının daha mutlu, tatmin edici bir hayat yaşaması için ciddi bir taleb var. Bireyler, gruplar ve toplumlar açısından mutluluk çeşitli şekillerde ele alınıp incelenmiş. Yine ABD’de anayasanın bir maddesinde mutluluğun yaşamak ve özgürlük gibi “vazgeçilmez bir hak” olduğu belirtilmekte . Aslında mutluluk çok eskiden beridir hem dinlerin hem de felsefe sistemlerinin gerek bu dünyada ve gerekse ölümden sonrası için mutluluk üzererine arayışları zamanın ve mekanın ötesinde olmuştur.

Mutluluk ve mutsuzluk yaşam içinde yol alan insanın hissettiği duygularıdır. Yaşamımızı akıllı bir biçimde yönetmek için duygularımızı iyice tanımamız gerekiyor. İnsan beyni ise doğru yöntemlerle mutluluğunu artırabilmektedir. Bu bağlamda mutluluk rastlantısal değil, doğru düşünce ve eylemlerin bir sonucu. Mutlu ve doyum sağlayarak yaşamak istiyorsak hayattan hem zevk almayı hem de yaşamımıza anlam katmayı öğrenmemiz gerekmekte.
Mutluluk, bir yerden satın alınmaz ve aslında bir insan da size bunu hediye edemez. Bir koşula ya da birine bağlı değildir. Elbette ki bazı olaylar ve insanların yaşamımızda bize kattıkları mutluluk veren bizi havalara uçuran şeyler vardır ancak, mutluluk insanın içindedir. Kişinin kendini iç engellerinden arındırması, yaşamına kendi iradesiyle sahip çıkması, kendi geleceğini kendi eliyle yaratmasıdır mutluluk. Mutluluk, kişinin kendini özgürleştirmesi, güvenle yaşamın merdivenlerinden çıkmasıdır. Üretmek ve bir işe yarama duygusunu yaşamaktır mutluluk. Mutluluk tertemiz bir havayı içinize çeker gibi yaşamın akışına kendinizi rahatça bırakabilmektir. Mutluluk gülümsemek ve kabul etmektir.

Mutluluk, yaşama sanatıdır. İnadına yaşama dört elle sarılma ve bu dünyadaki misyonunuzu yerine getirmektir. Mutluluk aranmaz. Aranırsa bulunamaz .Mutluluk ne geçmişte ve ne de gelecektedir. O şimdidedir. Yaşamın ta kendisi, bizzat amacı ve anlamıdır, mutluluk. Mutluluğa götüren bir asansör de yoktur. İlla ki çıkacaksınız şu önünüzdeki merdivenleri. Yaşam sürekli mutluluk verecek şekilde de kapılar açmıyordur önünüze. Bazan acılar da gelir ardı ardına ancak, yaşama açık olmak, onu kabul ederek, yaşamı size sunduklarıyla kucaklamak ve “ey yaşam ben de varım” demek, sunulanı duyguların esiri olmadan ama onları yok da saymayarak, aklımızla harmanlayıp içsel dengemizi kurmaktır mutluluk. Acısıyla tatlısıyla yaşamda ilerlemek, gerekirse dengemizi yeniden ve yeniden oluşturmaktır. Yeter ki kendimizi yeterince tanıyalım, kendi sorumluluğumuzu üzerimize alalım, sevme yetimizi kullanmayı bilelim.

Yalnız bireysel değil, toplum olarak da yaşam kalitemizi artırmak için çaba ortaya koymak, güzel ve güvenli bir hayat sürdürmek bir lüks, bir hayal değil bir gerekliliktir. Aksi durumda bireysel ya da toplumsal duygusal iflaslar yaşanabilecektir. Mutlu olmak hedefi kanımca her bireyin hem kendisi hem de toplumu için önemli bir sorumluluğudur.
Kendini tanıyan ve kabul eden kişiler büyük bir sinerji oluşturmakta ve bulundukları ortamlarda birbirlerini tamamlamaktadırlar. Ör; iş yerlerinde bu durum verimi artırmakta kurumlara ciddi olarak maddi ve manevi kazançlar sunmaktadır. Bunun yanında kendini tanımayan, kendi ile barışık olmayan kişiler asinerjik bir ortam oluşturmakta ve birbirlerini baltalamaktadırlar. Kendisiyle barışık olmayan kişi çevresinden hoşnut olamaz. Aslında kendinden de hoşnut değildir. Sinirli, gergin, şikayetçi, suçlayıcı bir yaşam tarzı vardır. Ya saldırgandır ya da bir kenara çekilmiştir. Herkesin mutluluğunu kıskanmaktan kendi mutluluğunu göremez. Böyle bireylerin oldukları ortamlar asinerjik ortamlardır ve kişiler mutsuz, çalışmalar verimsizdir.

Sözün özü: Mutluluğun temelinde kişinin kendisiyle barışık olması önceliklidir.Kendinizle barışmak için iyice tanıyacaksınız kendinizi. Kendini tanımak ve olduğunuz gibi kabul etmeyi öğrenmek kolaylaştıracaktır içsel mutluluğu yakalamayı. Tanıyacaksınız kendinizi ki başkalarını da kabul edebilesiniz. Seveceksiniz kendinizi bir güzel ki başkalarını da sevebilesiniz. Yaşam yolunda doğrularınız da olacak yanlışlarınız da. Kabul edeceksiniz hepsini tek tek. Siz yaptınız. Başkalarınınkini de kabul edeceksiniz. Alacaksınız dersinizi, onlar da alacaklar. Yeter ki olumsuzu alışkanlık haline getirmeyelim. Yeter ki kendimiz hakkında biliçli olalım.
Sevgiyle kalın…

Paylaş