RAPORLAR

55

Geçenlerde, yerel bir gazete , Cumhuriyet Meclisinde, Sayıştay’ın

incelemiş olduğu kurumlardaki, mali denetim raporlarının, listesini

verdi .

Toplam olarak 136 rapor .

Bunların hepsi, mali denetim sonucunda, Cumhuriyet Meclisine gönderilen ve Meclisin ilgili komitesinde, görüşülmeyi bekleyen dosyalar .

Bunlara bir göz attığımız zaman, siz de hayretler içerisinde kalacaksınız .

Tarih sırasına göre, bir göz attığımızda, hayretimiz de belirmiş olacak .

Cumhuriyet Meclisinde bulunan, Sayıştay raporlarının, tarih sırasına göre başlangıcı, 1991 yılına kadar dayanmaktadır .

Aradan 27 yıl geçmiş olmasından, günümüze gelinceye dek, ki en son , 2014 tarihini taşıyan Sayıştay raporudur .

Bu tarihten, günümüze kadar, Meclisimizde her hangi bir Sayıştay raporu bulunmamakta .

Dört yıllık denetimler, her halde peyder pey gelecektir .

En uzun tarih, 27 yıla tekabül etmekte ve 2014 yılına kadar gelmektedir .

Meşhur bir ata sözümüz vardır :

Demir tavında dövülürse, bir işe yarar .

Bu süre içerisinde, sonuçlandırılmayan bu kadar rapor .

Dosyalarda, Meclisin ilgili komitesinin tozlu raflarında bekletilmiştir .

Son dört yılın raporları da, yok .

Demek ki, bu sistemde bir aksaklık var .

Bunu irdeleyen her hangi bir siyasal iktidar, çıktı mı ?

Çıktı ise, bu manzara ile karşılaşmak, mümkün olacak mıydı ?

Sistemde tıkanıklık olduğuna göre, bu sistemin ele alınması, artık kaçınılmaz bir hale gelmiştir .

Önemli kurumların başında oturan herkes , ülkede en önemli eksiklik ve boşluğun denetim mekanizmalarında olduğunu söylemektedir .

Tabii burada, mali denetimden bahsetmekteyiz .

Yeni Hükümet, hesap soracak diye oluşturuldu .

Seçim bildirgelerinde hemen hemen her parti, az veya çok bu konuya değindi .

Hesap sormak kolay .

Peki, hesabı kimden soracaksınız ?

27 sene öncesinden mi ?

Bu kadar zaman süreci içerisinde, kimi bulup hesap soracaksınız ?

Suçların şahsiliği ilkesine göre de, suçu işleyene yöneleceğinizden. Mirasçılarına da, rücu edemeyeceksiniz .

Mali denetim sistemimiz . Gelişen , değişen ve oluşan, gerek iç gerekse dış etkenler sayesinde, yetersiz kalmıştır .

Hesap sormazdan önce , sistemi çalıştıracak girişimlerin yapılması, gerekli değil midir ?

Mali denetimde, işleri süratlendirecek, çeşitli denetim mekanizmaları. Getirilemez mi ?

Veya .

Sayıştay’ın yeterli hale gelebilmesi için, çalışma yapılamaz mı ?

Gerçi, bunun için Anayasa değişikliği gerek . Mecliste konsensusla bu mümkün .

Bu olmayacaksa , yasal düzenlemelerle, mali denetim kurumları da, artırılamaz mı ?

Ne demişti rahmetli Demirel !

Demokrasilerde, çare tükenmez .

27 sene önceki bir fiilin hesabı, ha soruldu ha sorulmadı .

Geç gelen adalet, adalet değildir ..

Yeni Hükümeti bekleyen işlerin başında, bu önemli konu yatmaktadır .

Sistem ele alınıp işlevsel hale getirilmezse ve hesabı 27 yıl sonra

sorulursa. Bu sorulan hesaptan, ne çıkar ?

Bu önemli sorun halledilmeden, hesap sormaya kalkmak , zevahiri kurtarmaktan öte gitmez .

Dostlar, alış verişte görsün hesabından, öteye gitmez .

Paylaş