Yaşamak mı, YAŞAMAK mı…

840

Özellikle son birkaç yıldır doğum günümün yakın olduğu bu zamanlarda (11Haziran) sık sık kendimi yaşamımı sorgularken buluyorum. Bugüne kadar ne yaptım, nasıl yaşadım, kendim için mi yaşadım, başkaları ne der diye mi yaşadım, çıkarsız birilerine yardım ettim mi, birilerinin hayatına dokunabildim mi…

Ve her zaman aklıma 5 yaşındayken yaşadığım bir olay gelir. Henüz anaokul öğrencisiyken oyun saatinde tüm çocuklar birlikte oynarken tek bir çocuğun yalnız başına oturduğunu görüp onun yanına gitmiştim, çocuk çok şaşırmıştı. Benim onunla konuşmaya çalışmam onu mutlu etmişti, tabi ki beni de… Daha sonra nöbetçi öğretmenlerden birisi gelip “İpek, gel buraya, senin ne işin var orada, kendin gibiler ile oyna” diyerek beni oradan uzaklaştırmasına hem çok şaşırmıştım, hem çok üzülmüştüm, halen tam olarak anlamlandıramadığım tuhaf bir duygu hissetmiştim. O çocuk o zamanlarda Kıbrıs’ta yaşayan farklı bir etnik kökene mensuptu.

Belki tam da o anda yaşam felsefem şekillenmeye başlamıştı. Öğretmen neden o çocukla oynamama izin vermemişti, ben nasıldım, kendim gibiler nasıldı, o çocuğun ne farkı vardı, öğretmen ne demek istemişti…

O çocuğun yanından ayrılırken bana olan bakışı, ifadesi halen aklımda…Çocuğun üzüntüsünü şu an bile hissedebiliyorum. Öğretmen farkında olmadan bana iyilik yapmıştı aslında. Yaşamımızı anlamlı kılan özellikleri sorgulamamı sağlamıştı. Bu özellikler neydi derseniz:

  • Empati yapabilme: Kaşımızdaki kişinin duygularını doğru şekilde anlayabilmek ve bunu anladığımızı ona hissettirebilmek, onun bakış açısından bakabilmek

  • Koşulsuz kabul ve saygı: Karşımızdaki kişinin dış görünüşü, tavrı, dini, dili, ırkı, etnik kökeni, cinsel yönelimi gibi etkenleri dikkate almadan; onun bir insan olarak doğuştan sahip olduğu güzellik ve onur gibi değerlerini ön plana çıkarmak, dünya görüşüne saygılı olmak

Bu özellikler yaşamımızı anlamlı kılmak için gerekli olan en temel özelliklerdir. Ancak bunları hayatımızda uygulayabilmemiz çok kolay değildir.

Empati yapabilmemiz için önce kendi duygularımızı bilmemiz, anlamlandırmamız, anlamamız gerekir. Karşımızdaki kişiyi koşulsuz kabul edebilmemiz ve saygı duyabilmemiz için önce kendimizi olduğumuz gibi kabul edebilmemiz, kendi eksikliklerimizin ve potansiyelimizin farkında olmamız ve kendimize saygı duymamız, değişime ve gelişime açık olmamız gerekir.

Yaşamımızı sürdürebilmemiz için temel fizyolojik ihtiyaçlarımızı gidermemiz yeterlidir ancak insan olabilmemiz için tüm bu vasıflara erişmeye çalışmak gerekir ki yaşamımız anlamlı kılınsın.

Yaşamak mı, YAŞAMAK mı….tercih sizin.

Paylaş